Onun büyüleyici yabancilara ayiracak vakti yok. O ise hayatinda hiç hayir cevabi almamis. Ve sirlarla dolu bir kitapçi, her seyi degistirmek üzere.
Estelle Baxter'in hayatta tam olarak üç önceligi vardir: Baxter's Fine Books'u ayakta tutmak, üç küçük kiz kardesinin itibarini korumak ve kalbini kimsenin ulasamayacagi kadar siki kilitlemek. Babasi, savas sonrasi Fransa'da nadir kitaplarin pesinde diyar diyar dolasirken; Crafty adli yaramaz kedi de tezgâhin arkasina fare kalintilari birakip durmaktadir. Estelle'in günleri zaten yeterince karmasiktir - ta ki altin saçli bir yabanci kapidan içeri süzülüp ona asla satamayacagi bir kitabi talep edene kadar.
Felix Yates, yerel bir baronun çapkin torunu, yillarini kita Avrupasi'nda istedigini elde etme sanatini kusursuzlastirarak geçirmistir. Fakat keskin dilli bir kitapçinin, parasinin hükmedemeyecegi tek sey olacagini hiç hesaba katmamistir. Kader ikisini ayni çati altinda bulusturdugunda - üstüne bir de büyükbabasi evlilik imalari yapmaya basladiginda - Felix, ona hayranliktan çok sabirsizlikla bakan bu kadina gerçekten ilgi duymaya baslar. Kolay gülümsemelere ve daha da kolay zaferlere alismis bir adam için Bayan Baxter'in kayitsizligi basli basina karsi konulmazdir.
Ne var ki Estelle'in dünyasi göründügünden çok daha kirilgandir. Babasinin dönüp dönmeyecegi belirsizdir, kitapçinin kasasi alarm vermektedir ve simdi bir de her ise burnunu sokan bir aristokratla, çöpçatanliga soyunmus bir baronla ve asla kapilmaya niyetli olmadigi duygularla bas etmek zorundadir.
Hayatini akil ve sorumluluk üzerine kurmus bir kadin, ona neden uzak durmasi gerektigini unutturan bir erkege güvenmeyi göze alabilir mi? Peki Felix, Estelle'in titizlikle korudugu kalbi kapilarini sonsuza dek kapatmadan önce, cazibesinden çok daha fazlasina degdigini gerçekten kanitlayabilecek midir?