Dilde temellenen bir sanat, yalnizca metinlere sikismis ya da galeri duvarlarinin icine kapanmis bir sanat degildir. Kitap sayfalarinin beyaz boslugunun disina tasan bir sanat oldugu gibi beyaz küpün ötesine tasan bir sanat da vardir. Genel olarak dil, özel olarak yazinin maddeselligi sözcükler, harfler, tipografik unsurlar ve isaretler sanatta cok cesitli bicimlerde ve mecralarda basili metin, tabela, duvar yazisi, fotograf, film, ses kaydi, yerlestirme, performans, deneysel müzik vb. ortaya cikar. Bir tarafta gerceklik fragmanlari buluntu malzemeler, dogal nesneler, dokumalar, dergi kesikleri, etiketler vb. ve arizi unsurlar gürültü, hareket, koku, hata, leke vb. geleneksel renk gerecleriyle birlikte elle ya da mekanik yöntemler araciligiyla sanatsal üretim sürecine dahil edilirken diger taraftan dijital üretim tekniklerinin yayginlasmasiyla sanatcinin atölyesine dönüsen elektronik ortamda üretilen algoritma tabanli isler, glicler, asemik yazilar, patafizik siirler, videolar, dijital enstalasyonlar, veri heykelleri ve performanslarla birlikte dil temelli sanatin evreni daha da genislemistir. Mevcut olandan baska dünyalar, durumlar uyandiran bu üretim cesitliliginin temelinde yatan olgu ise sanat eserine varmanin en temel aracina dönüsen dildir. Öyle ki imgelerin dili, dildeki imgeler, imgeler ile simgelerin etkilesimi, cagdas sanatta deneyselligin mintikasidir.
Dil temelli sanat basligi altinda, elle ya da mekanikdijital üretim araclariyla is gören sanatcilarin dili ve nesneyi ele alma bicimlerini, dayanaklarini, sinirlarini, politik ve poetik tavrini ortaya koymayi amaclayan bu calisma ise cagdas sanatin alternatif bir haritasi olarak okunabilir. Böylesi bir haritaya bakan bir kisi, onda kesfedilmeye deger seyler bulabilir.